Binfikir – Yurt dışındaki lokantalar ülkemizin lezzet elçileridir.

16.01.2011

Restorancılara eskiden kız vermiyorlardı, bu işi şimdi kızlar yapıyor. Ne mutlu şimdi restoranda çalışanlara. Bu iş meslek haline geldi, sanat olduğu kabul edildi.


İnsanların sevdiği bir kurum değil, hürmet ettiği bir kurum oldu. Onun böyle olduğunu düşünmeyenler de düşünsün. Bu meslek öyle bir meslektir. Çok para yoktur ama insanlık vardır. Herkes bu işi yapamaz. İşadamlarının işi değil gerçek insanların işidir. Hanımlar da bu işin içine girdi, daha da güzel olacak bu iş. Emekli olunca keyif için lokanta acacağım derler. Bizim lokantacılar da baştan lokanta açıp keyif almazlar. Lütfen restorancılığın keyfini tadın, keyifli bir iştir. Ben lokantacıyım, işadamları bunu yapamaz diye 
övünmeliyiz mesleğimizle.

Türkler’in gururu ancak yemekle yücelir. Güzel dekor, servis ve tatlı söz ile. Yurt dışında hep birlikte bunu çok iyi yapmalıyız. Lokantacılara çok iş düşüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde bunu anlayacak iş çıkmadı. İnşaatçılar lokantacılığı yapamıyor. Devlet adamları onların peşinde. İtalyanlar kendi yüceliklerini meydana çıkarıyorlar. Bizimkiler de kuru kuruya övünüp duruyorlar kendileriyle ama hiçbir şeyden haberleri yok bizim devlet adamlarının.


Otobüslerin üzerinde yurt dışı için reklamlar yapılıyor ama o parayı lokantacılara verseler o reklamlara gerek kalmazdı. Yurt dışındaki Türk restoranlarda yemek yiyenler Turkiye’ye gideceklerdir. Avrupa Birliği’ne para ile girilmiyor. Öyle olsaydı zengin Araplar da girerlerdi. Devletimiz restorancılık üzerinde ısrarla durmalı. Hepimiz sesimizi çıkartmalıyız, uyuyanları uyandırmalıyız. Orada, burada yemek yiyen arkadaşları da utandırmalıyız, doğruları yazmaları gerekiyor. Harika yemekler diyorlar, bunları anlatmaları lazım. Ne tür sıkıntılar ile karşılaşıldığını anlatmak gerekiyor. 
Burada herkese bir görev düşüyor. Memleketimizin şanı, şerefi iyi yemek,servis ve dekor ile en iyi sekilde gösterilmelidir. Gelişmesi gerekiyor. İtalyanlar, İspanyollar, Japonlar başarmışlar. Tabii ki onların da iyisi, kötüsü var ama biz kötünün kötüsü oluyoruz. Araba, ev, inşaat ile memleketin haysiyeti yüceltilmez. İnsani ilişkilerle yüceltilir. Onu da lokantacılar yapabilir. En iyi büyükelçiyi getirisin ama iyi lokantacı yoksa büyükelci, başkonsolos, Turizm bakanı ne yapsın. Yurt dışında belediye evlerinde oturmak isteyen,ucuz yaşamak isteyen café ve restoran işleten insanları devletin geliştirmesi gerekiyor. Hem kendimizin geliştirmesi lazım, hem de devletin geliştirmesi lazım. Türkiye’de Bolu’lu aşcılar Türk yemeği yapmıyorlar, ben Türk yemeği öğretiyorum. Şimdi de üniversite olduk. Bizim yolumuzdan gidenlerin çoğu başarılı oluyor, milyoner oluyorlar. Kendi restoranlarını açan insanlar başarılı oluyorlar. İnşallah hep birlikte bu işleri yaparız.

16/01/2011, Hüseyin Özer – Binfikir Gazetesi Kasım 2010 sayısında yayınlanmıştır.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s