Kurşun geçirmez dönerci:Hüseyin Özer

Annesi, tabanca parası kazanıp babasını vurması için Ankara’ya gönderdiğinde daha 7 yaşındaydı. Anneye sorsan hak etmişti baba… Karısını boşadığı yetmiyormuş gibi oğlunu da evlatlıktan reddetmişti.
Tokat’ın Reşadiye ilçesinden yola çıktı ama bu yolcuğun Londra’da Buckingam Sarayı’na komşulukla ve kraliyet ailesiyle ahbaplıkla biteceğini bilmiyordu henüz.
Ankara’da ne kalacak yeri ne de parası vardı. Sıhhiye’deki bir umumi tuvalette yatıp kalktı. Kendi deyişiyle “Tokat’ta istenmeyen evlat, Ankara’da sokak çocuğu olmuştu.”

İlk işi, Ulus Meydanı’nda çakmaklara benzin doldurmak oldu. Sonra bir meyhanede çalışmaya başladı, artık yatmak için kömürlük kiralayacak parası vardı. Kömürlük döneminden, “İşler yoluna girmeye başlamıştı” diye bahsediyor.
Zaman su gibi akıp geçiyordu. Ankara’da ‘tutununca’ hedef büyüttü: İstanbul. Bir süre sonra bir daha: Londra! Fakat uçak bileti alacak parası yoktu. Günlerce süren bir otobüs yolculuğuyla vardı Londra’ya.
İlki işi İngilizce kursuna yazılmak oldu, sonra bir dönercide iş buldu. Birkaç yıl sonra dönerci dükkânının sahibi oldu.

Yıllardır bir açılan bir kapanan dönerciyi eli-yüzü düzgün bir dükkâna çevirdi. Sağlıklıyemekler yapmak için diyet hocaları tuttu. Restoranın önünde artık kuyruklar oluşuyordu.
Müşterisi olan devlet adamları güvenli yemek yiyebilsin diye dükkânın camlarını kurşun geçirmez yaptırması gerekmişti.
Her yıl Michelin Guide tarafından tavsiye edilen Londra Sofra Restaurant bugün Mayfair’de, Buckingham Sarayı’nın kapı komşusu.
Müdavimleri arasında Madonna, Rod Stewart gibi dünya starları var. Sırf kraliyet ailesi buraya geliyor diye mekânın kurşun geçirmez camlarının nasıl olacağını bile İngiliz gizli servisi MI5 bildirdi.
Türk sosyetesi de her Londra seferinde mutlaka Sofra’ya uğruyor. Hüseyin Özer’in Türk müşterileri arasında Nükhet Duru, Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Yıldız Kenter, Beyaz, Simavi’ler, Sabancı’lar, Koç’lar gibi isimler var.
Haa bu arada… Sarın başa: Kendisi okuyamamıştı ya… Okumayı kendi kendine karlara çubukla yazarak sökmüştü ya… Şimdi benzer durumda gençler için ‘Hüseyin Özer Eğitim Vakfı’ adında bir vakfı var.
Bir başka sosyal sorumluluk projesi Özer Academy ise Middlesex Üniversitesi’yle işbirliği içinde yüzlerce şef ve girişimci yetiştirdi.

Başarısının sırrı geleneksel Türk lezzetlerini yeniden yorumlamasında. Bu, kaynanasından öğrendiği sulu sarma için de geçerli, pastırma yerine etle yaptığı humus için de… Kuzu pirzoladan yaptığı köfte için de Nobu’da tadıp “Ben bundan daha iyisini yaparım” dediği siyah morinabalığı için de… Parmaklarınızı yersiniz.
“E n’apalım yani, atlayıp Londra’ya mı gidelim?” diyenleri duyar gibiyim. Ne hacet! Geldi, Sofra’nın bir şubesini Karaköy’de açtı.
Salı akşamı resmi açılış var ama mekân şimdiden faal.
Tanısın tanımasın, sokaktan geçenlere seslenip “Gelin size bir şeyler ikram edelim, restoranımızı yakında açıyoruz, yemeklerimizin tadına bakın” diye restoranına davet ediyor.

PERA, ‘O ESKİ GÜZEL GÜNLERİ’NE GERİ DÖNÜYOR AMA BİR GECELİĞİNE

Berlinliler kafayı 1920’lere 30’lara takmış durumda. Deli gibi kurslara gidip dönemin Swing, Lindy’s Hop gibi danslarını öğreniyor, sonra akşam da dönemin kostümleriyle parti yapıp öğrendikleri marifetleri sergiliyorlar. Nerede? Franzzz, Claerhens Ballhaus gibi yerlerde. Ne zaman? Boheme Sauvage gibi dev partilerde… İstanbul geri kalır mı? Buyurunuz: İstanbul Lindy’s Hoppers… Öğreniniz: Solo caz dansı… Katılınız: The Mekân’da perşembe partileri… (0536) 383 35 45. En son gazeteci-işletmeci Levent Özçelik’in Goodbye Winter partisinin haberi geldi. Önümüzdeki salı akşamı Beyoğlu Chanta’da elctro-swing grubu Alice Francis’le 1930’lar partisi yapacak. Davetiyeye herkesin o yıllardaki gibi ve siyah giyinmesi şartını koymuş. Peki bu özel partiye nasıl mı gireceksiniz? Daha vaktiniz var, tek çare Instagram’da Levent’e muhabbet koymak: @leventözçelik

DERSAADET’TE YAŞIYORSUN PEKİ BUNLARI BİLİYOR MUSUN?

* Craig David, Athena, Şebnem Ferah ve Toeoman’ın sahne alacağı İTÜ Fest’in bu yıl 6-8 Mayıs’ta olacağını… Festivale 120 bin kişinin katılmasının beklendiğini…
* Babylon’un bu yaz Kilyos’ta beach işleteceğini… 23 Mayıs’taki Soundgarden Festivali’ne indirimli biletlerin bittiğini, kapıdan pahalı bilet almak istemeyenler için sadece 90 liralık normal biletlerin kaldığını…
* Kaşıbeyaz Kebapçısı’nın fast-food işine gireceğini… İlk şubelerin Kemerburgaz, Başakşehir, Ataşehir, Bağdat ve İstiklal Caddesi’nde açılacağını…
* Bostancı Sahil Yolu’nda Calypso adında bir balıkçı açıldığı… Mekânın şeflerinin hen gün iki saat AR-GE çalışması yaptığını ve son numaralarının, mezeleri büyük istiridyenin içinde küçük istiridyelerle servis etmek olduğunu…
* Emingan’da açılan Color.full.bakery’nin kendine iki ayda bir renk belirlediğini… Sarının seçildiği Nisan-Mayıs döneminde sarı elmalı crumble, mısır unundan cupcake ürünler çıkardıklarını…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s